Uyuşturucu Veya Uyarıcı Madde İmal Ve Ticareti Suçu Nedir?

Av. Ceren YANIK > Makaleler > Uyuşturucu Veya Uyarıcı Madde İmal Ve Ticareti Suçu Nedir?
  • Uyuşturucu Veya Uyarıcı Madde İmal Ve Ticareti Suçu Nedir?

  • Haziran 1, 2021
Paylaş
UYUŞTURUCU VEYA UYARICI MADDE İMAL VE TİCARETİ SUÇU

 Kişinin merkezi sinir sistemi üzerinde bağımlılık yaratan her türlü maddeye uyuşturucu madde denir. Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçu, diğer uyuşturucu suçları gibi “kamunun sağlığına karşı suçlar” içerisinde yer almaktadır. Bu bakımdan korunan hukuki değerin kamu sağlığı/genel sağlık olduğunu söylemek mümkündür. Uyuşturucu suçlarında toplumsal sağlığı korumak adına ilerleyen yıllarda cezalarda bir hayli artırıma gidilmiştir.

Her uyuşturucu madde uyuşturucu suçunun konusunu oluşturmaz.
Hangi maddeler uyuşturucu suçunun konusunu oluşturur dediğimizde :

*5237 sayılı kanunun 188. Maddesinin 4. Fıkrasındaki maddeler

* 2313 sayılı uyuşturucu maddelerin murakabesi hakkında kanunda sayılanlar

*3298 sayılı uyuşturucu maddelerle ilgili kanunda Uyuşturucu Maddelerle İlgili Kanun’un 4. maddesinin 1. fıkrasında “ham afyon, hazırlanmış afyon, tıbbî afyon ve bunların müstahzarları’’ Türk Ceza Kanunu’nun uygulanmasında uyuşturucu maddelerden sayılır.  Uyuşturucu maddelere dair 1961 sayılı TEK sözleşmesi’nin 1 ve 1-2 numaralı cetvellerinde 2313 ve 3298 sayılı kanunların verdiği yetki uyarınca çıkarılan Bakanlar Kurulu kararlarında sayılan uyuşturucu ve uyarıcı maddeler bu suçun konusunu oluşturacaktır.

Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti Suçu
TCK Madde 188

1)Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak imal, ithal veya ihraç eden kişi, yirmi yıldan otuz yıla kadar hapis ve iki bin günden yirmi bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.

Uyuşturucu ticareti suçu kanunumuzda seçimlik hareketli olarak düzenlenmiştir. Bu suçun oluşması için imal, ithal veya ihraç etme eylemlerinden birinin gerçekleşmesi yeterlidir. Uyuşturucu maddesinin ithal ve ihraç açısından hangi yolla (kara, deniz, hava, demir, vücutta) taşındığının önemi yoktur.

2)Uyuşturucu veya uyarıcı madde ihracı fiilinin diğer ülke açısından ithal olarak nitelendirilmesi dolayısıyla bu ülkede yapılan yargılama sonucunda hükmolunan cezanın infaz edilen kısmı, Türkiye’de uyuşturucu veya uyarıcı madde ihracı dolayısıyla yapılacak yargılama sonucunda hükmolunan cezadan mahsup edilir.

3)Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak ülke içinde satan, satışa arz eden, başkalarına veren, sevk eden, nakleden, depolayan, satın alan, kabul eden, bulunduran kişi, on yıldan az olmamak üzere hapis ve bin günden yirmi bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Ancak, uyuşturucu veya uyarıcı madde verilen veya satılan kişinin çocuk olması hâlinde, veren veya satan kişiye verilecek hapis cezası on beş yıldan az olamaz.

Uyuşturucu madde satmak eylemi seçimlik hareketli işlenir. Bu suçun oluşması için satış, satışa arz, başkalarına verme, sevk etme, nakletme, depolama satın alma, kabul etme, bulundurma eylemlerini cezalandırmaktadır. Satın alma, kabul etme, bulundurma eylemlerinde failde kullanma amacının olmaması gerekir. Örnek vermek gerekirse; Patronun, uyuşturucu alması için yanında çalışan çırağına para verdiği olayda çırağın uyuşturucu maddeyi patronuna götürürken yakalandığı durumda Burada çırağın eylemi nakil olduğundan NAKLETME, patron da KULLANMA suçundan cezalandırılacaktır.

Uyuşturucu madde suçlarında en çok karıştırılan nokta uyuşturucu maddeyi başkasına vermesi noktasındadır. Başkasına vermek; elinde bulundurduğu uyuşturucu maddeyi başkasına devretmek bu suçun oluşması için yeterlidir.

Uyuşturucu maddenin bedel karşılığı veya bedel olmaksızın verilmesinde de uyuşturucu madde verme suçu (TCK 188/3 ) oluşacaktır.
Bunun tek istinası Yargıtay’ın ‘‘Birlikte İçme’’ karinesidir.
Yargıtay, kendisindeki uyuşturucu maddeyi diğer kimselerle birlikte kullanma eylemini, verme olarak kabul etmez.

Uyuşturucu maddeyi arkadaşlarıyla birlikte içmek için veren kişinin eylemi temin etme olarak değerlendirilmez, yalnızca uyuşturucu kullanma suçundan ceza alınır. Ancak belirtmek isteriz ki bu durumda da birlikte içilen uyuşturucunun düşük miktarda olması gerekecektir.

CEZANIN ARTIRIMINI GEREKEN HALLER:

*Uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin eroin, kokain, morfin, sentetik kannabinoid ve türevleri veya bazmorfin olması

*Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak ülke içinde satan, satışa arz eden, başkalarına veren, sevk eden, nakleden, depolayan, satın alan, kabul eden, bulunduran fiillerin; okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane gibi tedavi, eğitim, askerî ve sosyal amaçla toplu bulunulan bina ve tesisler ile bunların varsa çevre duvarı, tel örgü veya benzeri engel veya işaretlerle belirlenen sınırlarına iki yüz metreden yakın mesafe içindeki umumi veya umuma açık yerlerde işlenmesi, hâlinde verilecek ceza yarı oranında artırılır.

Ancak burada önemli bir püf nokta da umuma açık yer olup olmadığıdır. Örneğin camiye yakın bir konutta uyuşturucu madde satılması halinde ev umuma açık yer olmadığından ceza artırım sebebi olmayacaktır.

*Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarının, üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında, suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde, verilecek ceza bir kat artırılır.

* 1. ve 2. fıkradaki örgütün faaliyeti çerçevesinde gerçekleştirilirse, hem uyuşturucu veya uyarıcı madde dolayısıyla ceza verilecek hem de TCK 220/4 hükümleri tatbik olunarak ayrıca örgütten cezalandırılacaktır.

Bu maddenin uygulanabilmesi için müşterek faillerin tamamının aynı seçimlik hareket üzerinde ve aynı yönde hareket etmeleri gerekir. Bu artırım sebebinde yardım faaliyetini aşan örgütteki kişilerin hepsinin müşterek fail olması gerekmektedir. Örneğin: Eğer 3 kişi uyuşturucu nakletme eylemini birlikte gerçekleştirirse ceza artırım sebebi uygulanır. Ama her bir seçimlik hareket, nakletme/depolama/sevk etme vs. farklı müşterek failler tarafından gerçekleştiriliyorsa burada müşterek faillerin aynı yönde iradelerini göstermediklerinden dolayı failler aleyhine ceza artırımı uygulanmayacaktır.

*Uyuşturucu veya uyarıcı etki doğurmamakla birlikte, uyuşturucu veya uyarıcı madde üretiminde kullanılan ve ithal veya imali resmi makamların iznine bağlı olan maddeyi ülkeye ithal eden, imal eden, satan, satın alan, sevk eden, nakleden, depolayan veya ihraç eden kişi, sekiz yıldan az olmamak üzere hapis ve bin günden yirmi bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.

*Bu maddede tanımlanan suçların tabip, diş tabibi, eczacı, kimyager, veteriner, sağlık memuru, laborant, ebe, hemşire, diş teknisyeni, hastabakıcı, sağlık hizmeti veren, kimyacılıkla veya ecza ticareti ile iştigal eden kişi tarafından işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.

Burada önemli olan görev sırasında işlenmiş olması değil, bu suçun işlendiği tarihte görevinin devam ediyor olmasıdır.

CEZANIN İNDİRİLMESİ GEREKEN HALLER:

Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak imal, ithal veya ihraç eden kişinin üretimi resmi makamların iznine veya satışı yetkili tabip tarafından düzenlenen reçeteye bağlı olan ve uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisi doğuran her türlü madde açısından da bu suç hükümleri uygulanır. Ancak, verilecek ceza yarısına kadar indirilebilir.

Uyuşturucu Ticareti İle Uyuşturucu Kullanma Suçu Arasındaki Farklar:

Eylemin uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti mi yoksa uyuşturucu kullanma suçunu mu oluşturduğunun belirlenmesi için failin kastına bakılır. Failin kastının belirlenmesinde uyuşturucu madde miktarı, failin ekonomik durumu, uyuşturucu madde bağımlısı olması, uyuşturucu maddenin bulunduğu yer, uyuşturucu maddesinin çeşitliliği, bulundurma şekli ve daha önceden uyuşturucu ticareti suçundan sabıkası olup olmadığına bakılır.

Yargıtay’ın Uyuşturucu Suçlarında Uyguladığı Kriterler:

‘‘Uyuşturucu madde bulundurma eyleminin, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu mu, yoksa uyuşturucu madde ticareti suçunu mu oluşturduğunun tespitinde belirgin rol oynayan husus, bulundurmanın amacıdır.’’ Ceza Genel Kurulunun 6.3.2012 gün ve 387-75 ile 15.6.2004 gün ve 107-136 Sayılı kararlarında da belirtildiği üzere, uyuşturucu madde bulundurmanın, kullanma amacına yönelik olduğunun belirlenmesinde dikkate alınması gereken ve öğreti ile uygulamada da kabul görmüş olan bazı kriterler bulunmaktadır.

Bunlardan ilki; failin bulundurduğu uyuşturucu maddeyi başkasına satma, devir veya tedarik etmek hususunda herhangi bir davranış içine girdiğinin tespit edilememesidir.

İkinci kriter, bulundurulan yer ve bulunduruluş biçimidir; kişisel kullanım için uyuşturucu madde bulunduran kimse, bunu her zaman kolaylıkla erişebileceği bir yerde, örneğin genellikle evinde veya işyerinde bulundurmaktadır. Uyuşturucunun çok sayıda özenli olarak hazırlanmış küçük paketçikler halinde olması, her paketçiğin içine hassas biçimde yapılan tartım sonucu aynı miktarda uyuşturucu maddenin konulması, uyuşturucu maddenin ele geçirildiği yerde veya yakınında, hassas terazi ve paketlemede kullanılan ambalaj malzemelerinin bulunması kullanım dışında bir amaçla bulundurulduğu hususunda önemli bir belirtidir.

Üçüncü kriter de, bulundurulan miktardır. Kişisel kullanım için kabul edilebilecek miktar, kişinin fiziksel ve ruhsal yapısı ile uyuşturucu veya uyarıcı maddenin niteliğine, cinsine ve kalitesine göre değişiklik göstermekle birlikte, Adli Tıp Kurumunun mütalaalarında esrar kullananların her defasında 1-1,5 gram olmak üzere günde üç kez esrar tüketebildikleri bildirilmektedir. Esrar kullanma alışkanlığı olanların bunları gözönüne alarak, birkaç aylık ihtiyaçlarını karşılayacak miktarda esrar maddesini ihtiyaten yanlarında veya ulaşabilecekleri bir yerde bulundurabildikleri de adli dosyalara yansıyan bilinen bir husustur. Buna göre, esrar kullanan faillerin olağan sayılan bu süre içinde kişisel gereksinimlerinin üzerinde esrar maddesi bulundurmaları halinde, bulundurmanın kişisel kullanım amacına yönelik olmadığı kabul edilmelidir.’’ (Yargıtay Ceza Genel Kurulu E. 2011/10-482 K. 2012/1784 )

Uyuşturucu suçlarında ceza belirlenirken ele geçirilen maddenin esrar, kokain ve eroinin net miktarı dikkate alınır.
Temel cezayı tayin ederken TCK 61 gereğince uyuşturucu maddenin içerdiği net uyuşturucu madde miktarı esas alınır.

 

 Uyuşturucu Suçlarında Etkin Pişmanlık Hükümleri Uygulanır Mı?

Etkin pişmanlık Türk Ceza Kanunu’nun 192. Maddesinde düzenlenmiştir.

TCK Madde 192

1)Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarına iştirak etmiş olan kişi, resmi makamlar tarafından haber alınmadan önce, diğer suç ortaklarını ve uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin saklandığı veya imal edildiği yerleri merciine haber verirse, verilen bilginin suç ortaklarının yakalanmasını veya uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ele geçirilmesini sağlaması halinde, hakkında cezaya hükmolunmaz.

Bu madde hükmüne göre kişinin etkin pişmanlıktan yararlanması için birlikte suç işlediği kişilerin (suç ortaklarının) yakalanmalarına yardım edilmesi gerekir.

2)Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi, resmi makamlar tarafından haber alınmadan önce, bu maddeyi kimden, nerede ve ne zaman temin ettiğini merciine haber vererek suçluların yakalanmalarını veya uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ele geçirilmesini kolaylaştırırsa, hakkında cezaya hükmolunmaz.

Hükümleri uyarınca etkin pişmanlıktan yararlanmak isteyen failin, uyuşturucu madde satın aldığı kişi/kişilerin tespit edilmesine katkıda bulunması gerekmektedir.

3)Bu suçlar haber alındıktan sonra gönüllü olarak, suçun meydana çıkmasına ve fail veya diğer suç ortaklarının yakalanmasına hizmet ve yardım eden kişi hakkında verilecek ceza, yardımın niteliğine göre dörtte birden yarısına kadarı indirilir.

Etkin pişmanlık indiriminden yararlanmak için failin erken davranması şarttır.
Etkin pişmanlıktaki önemli püf noktalar:

Etkin pişmanlıkta bulunmak isteyen kişinin hangi saikte olduğunun önemi yoktur. Kişinin gerçekten pişman olup olmadığı irdelenmez. Burada önemli olan etkin pişmanlığın sonuca etkili olmasıdır.

Kişinin beyanı olmaksızın suç tespit edilemiyorsa bu durumda etkin pişmanlıktan yararlandırılması gerekir.

Bir kişinin etkin pişmanlıktan yararlanması için ismini verdiği kişilerin, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçu, mahkum olması gerekir. Eğer ismini verdiği kişi beraat ederse etkin pişmanlıktan yararlanma olmaz.

Etkin pişmanlık hükümlerine yargılamanın her aşamasında başvurulmaz. Yerel mahkemede hüküm verilinceye kadar etkin pişmanlık uygulanır. Kanun yolu aşamasında etkin pişmanlıktan yararlanılmaz.

4)Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmaktan dolayı soruşturma başlatılmadan önce resmi makamlara veya sağlık kuruluşlarına başvurarak tedavi ettirilmesini isterse, cezaya hükmolunmaz. Bu durumda kamu görevlileri ile sağlık mesleği mensuplarının 279 uncu ve 280 inci maddeler uyarınca suçu bildirme yükümlülüğü doğmaz.

Uyuşturucu Madde Suçlarında Zincirleme Suç Hükümleri Uygulanır Mı?

Uyuşturucu madde suçlarında zincirleme suç hükümleri uygulanması mümkündür.

Gizli soruşturmacının güven alımları eylemlerinde zincirleme suç hükümleri uygulanmaz.

Soruşturma konusu suçun işlendiği hususunda somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin bulunması ve başka surette delil elde edilememesi hâlinde, kamu görevlileri arasından gizli soruşturmacı görevlendirilir. Uyuşturucu madde ticareti suçunda (TCK 188) da gizli soruşturmacı görevlendirilmesi kanunen mümkündür.

Uyuşturucu suçunda görevlendirilen adli kolluk görevlilerinin alıcı rolüne girerek sanıklardan uyuşturucu madde satın alması  gerçek anlamda bir alım satım söz konusu olmadığından ilk alımda sanıkların uyuşturucu satmak eylemi suç olarak kabul edilir. Daha sonra yapılan alımlar yeni bir uyuşturucu madde satma suçuna vücut vermeyeceğinden sanıklar aleyhine zincirleme suç hükümleri uygulanmaz.

 

Daha detaylı bilgi için lütfen bizimle iletişime geçiniz.

Paylaş