Muris Muvazaası Nedir?

Av. Ceren YANIK > Makaleler > Muris Muvazaası Nedir?
  • Muris Muvazaası Nedir?

  • Haziran 16, 2026
Paylaş
Her türlü avukatlık ve danışmanlık hizmeti için bizimle iletişime geçin. Whatsapp: 0545 190 06 07
Muris Muvazaası Nedir?

Ölümüyle birlikte mirası mirasçılarına intikal edecek kişiye “muris” (mirasbırakan) denir. Muris muvazaası ise mirasbırakanın, mirasçılarının miras haklarını ortadan kaldırmak veya azaltmak amacıyla yaptığı görünürdeki işlemlerdir. Uygulamada en sık karşılaşılan örneği, taşınmazların gerçekte bağışlanmasına rağmen tapuda satış gibi gösterilmesidir.

Muris muvazaası davaları, mirasbırakanın sağlığında yaptığı bu muvazaalı işlemler nedeniyle miras hakkı zedelenen mirasçılar tarafından açılmaktadır. Özellikle bazı mirasçıların mirastan mahrum bırakılması veya diğerlerine göre daha az pay almasının amaçlandığı durumlarda gündeme gelmektedir.

Muris muvazaası yalnızca tapuda kayıtlı taşınmazlar bakımından söz konusu olabilir. Tapu siciline kayıtlı olmayan taşınmazlar yönünden muris muvazaası hükümleri uygulanmaz.
Muris Muvazaasında Görevli Mahkeme Nedir?

Muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil davaları zamanaşımına tabi değildir ve her zaman açılabilir. Bu davalarda görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi, yetkili mahkeme ise taşınmazın bulunduğu yer mahkemesidir.

Muris Muvazaası Sayılmayacak Haller Nelerdir?

Mirasbırakanın çocuklarından birine para vererek taşınmaz satın almasına yardımcı olması, doğrudan bağış yapması veya vasiyetname ile mal bırakması kural olarak muris muvazaası oluşturmaz. Çünkü bu işlemlerde görünürdeki işlem ile gerçek irade arasında bir çelişki bulunmamaktadır.

Ayrıca mirasbırakanın senet düzenleyerek kendisini borçlu hâle getirmesi tek başına muris muvazaası olarak değerlendirilemez. Bunun yanında, mirasçılardan mal kaçırma amacı bulunmaksızın yapılan muvazaalı işlemler de muris muvazaası kapsamında değerlendirilmez.

Kadastro Kanunu’nun 13/B-a ve 13/B-b bentleri uyarınca, mirasbırakanın malik olduğu taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında kadastro teknisyeni huzurunda vereceği beyanla üçüncü kişi adına tespit edilmesini sağlaması hâlinde de, olayın özelliklerine göre muris muvazaası hükümlerinin uygulanması mümkün olmayabilir.

Minnet Duygusu ile Yapılan Devirlerde Muris Muvazaası Olur Mu?

Mirasbırakanın kendisine uzun yıllar bakan, ihtiyaçlarını karşılayan ve yaşlılığında destek olan evladına minnet duygusuyla taşınmaz devretmesi hâlinde, Yargıtay kararlarında bu durumun muris muvazaası oluşturmadığı kabul edilmektedir. Türk toplumunun örf ve adetleri gereğince anne ve babaya bakmak, onları gözetmek ve ihtiyaçlarını karşılamak önemli bir ahlaki ve sosyal sorumluluk olarak görülmektedir. Bu nedenle Yargıtay, minnet borcu ile yapılan devirleri hukuka uygun görmektedir.

Muris Muvazaası Davası Üçüncü Kişiye Karşı Açılabilir Mi?

Muvazaalı olarak devralan kişinin taşınmazı daha sonra üçüncü bir kişiye devretmesi hâlinde, davanın bu üçüncü kişiye karşı açılabilmesi için üçüncü kişinin kötüniyetli olduğunun ispat edilmesi gerekir. Üçüncü kişi taşınmazı iyiniyetli olarak edinmişse, Türk Medeni Kanunu’nun 1023. maddesi gereğince tapu siciline güven ilkesi kapsamında korunur ve kural olarak tapu iptali ve tescil davası açılamaz. Buna karşılık üçüncü kişinin muvazaayı bildiği veya bilebilecek durumda olduğu ispatlanırsa, dava üçüncü kişiye karşı da yöneltilebilir.

 

Daha detaylı bilgi için lütfen bizimle iletişime geçiniz.

Her türlü avukatlık ve danışmanlık hizmeti için bizimle iletişime geçin. Whatsapp: 0545 190 06 07
Paylaş