İlamsız İcra Takibi Nedir?

Av. Ceren YANIK > Makaleler > İlamsız İcra Takibi Nedir?
  • İlamsız İcra Takibi Nedir?

  • Kasım 9, 2022
Paylaş
Her türlü avukatlık ve danışmanlık hizmeti için bizimle iletişime geçin. Whatsapp: 0545 190 06 07
İLAMSIZ İCRA TAKİBİ NEDİR?

Sadece para ve teminat alacakları için başvurulan takip yoludur. İlamsız icrada alacaklının elinde bir senet bulunmasa dahi icra dairesine giderek bir icra takibi başlatabilir. Senet veya çek olmadan borçlu ile yaptığımız adi yazılı bir belge ya da bir kira  kontratı ya da buna benzer bir sözleşme protokol gibi kendi aramızda düzenlediğimiz belgeler ile icra takibi  yapabiliriz. Bu belgeler kambiyo vasfında ya da ilam hükmünde olmadıkları için ancak icra müdürlükleri tarafından ilamsız takibe konu edilebilir.

İlamsız takip kendi içinde Genel Haciz Yolu, Kambiyo Senetlerine Özgü Haciz Yolu, Kiralanan Taşınmazların İlamsız İcra Yoluyla Tahliyesi olmak üzere üçe ayrılmaktadır.

Bu yazımızda genel haciz yolu ile icra takibini anlatacağız.

GENEL HACİZ YOLU İLE TAKİP

Elinde mahkeme kararı veya senet vs. hiçbir belgesi olmayan alacaklı, para ve teminat alacağı için ilamsız icra yoluna başvurabilir. İlamsız icra takibinin konusu para ve teminat alacağı oluşturur; ancak istisnai olarak kiralanan taşınmazların tahliyesi de ilamsız icra ile istenebilir. Bunun yanında para ve teminat alacağı olsa dahi yabancı devlet aleyhine ilamsız icra yoluyla takibe başvurulamaz. Yabancı devletten olan alacaklar için ilamlı icra takibine başvurulmalıdır.

Para alacakları için başvurulan yol olan ilamsız icra takibinde para alacağının TÜRK PARASI olması şarttır. Alacaklının yabancı para alacağı için; doğrudan ilamsız icra takibi yapması mümkün değildir. Alacaklının alacağı yabancı para ise, bu parayı Türk parasına çevirmeli ve Türk parası üzerinden takip talebinde bulunulmalıdır. Ayrıca konusu altın olan alacaklar için de ilamsız icra yoluna başvurulamaz

İCRA TAKİBİNDE FAİZ ORANI

Faiz sözleşme ile belirlenmiş ise o oran uygulanır; ancak oran sözleşmede belirtilmemiş ise kanuni faiz oranı yüzde 9 uygulanır. Temerrüt; bir kimsenin borcunu ödemekle temerrüde düşmesi halinde temerrüde düşen borçlu temerrüt faizi öder. Temerrüt faiz oranı sözleşmede belirtildiyse o oran uygulanacak; sözleşmeyle kararlaştırılmadıysa yıllık yüzde 9 olarak belirlenir. Ayrıca borç konusu iş; ticari iş niteliğinde ise yıllık oran yüzde 19,5 olarak kabul edilecektir.

İlamsız icrada görev; bir konu hakkında işlem yapma ya da karar alma konusunda hangi merciin vazifeli olduğudur. İcra dairesi, icra işlerinde birinci derecede görevlidir. İcra takip işlemlerinin tümü icra dairesi tarafından başlatılır ve sonlandırılır. İcra işlemlerinde ikinci derece görevli organ ise icra mahkemesidir. İlamsız icra icra daireleri tarafından başlatılır. İlamsız icrada yetki hususu ise; bir ilamsız icra takibinde hangi yerdeki icra dairesi tarafından bakılacağının belirlenmesi demektir. İlamsız icrada genel yetkili icra dairesi, borçlunun yerleşim yerindeki icra dairesidir.

Borçlu birden fazla ise takip, bunlardan birinin yerleşim yeri icra dairesinde açılabilir. Ancak takibin konusuna göre kanunda borçluların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan icra dairesi belirtilmişse, takip o yer dairesinde görülür. Kanunda bazı özel yetki durumları belirtilmiştir.

Bunlar ;

  • Haksız fiilden doğan para alacaklarında, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri icra dairesi de yetkilidir.
  • Sözleşmeden doğan para alacakları ise genel yetkinin haricinde, sözleşmenin ifa edileceği yer icra dairesinde de takip edilebilir. İcra takibinin konusu sözleşmeden doğan bir para borcu ise ve sözleşmede de aksi bir hüküm yoksa bu para borcu alacaklının ifa zamanındaki yerleşim yerinde icra takibi başlatılabilir.

Türk Hukuk sistemimizde görev, kamu düzenindendir, kesindir ve re’sen mahkemece gözetilir; ancak yetki hususu kamu düzenine ilişkin değil ve kesin değildir. Taraflar anlaşarak yetki sözleşmesi yapmak suretiyle yetkili icra dairesini belirleyebilir.

Geçerli bir Yetki Sözleşmesi için;

*Tacir veya kamu tüzel kişileri arasında yapılmış olması

*Yazılı olması

*Bir veya belirli birden fazla icra takibine ilişkin olmalı

*Yetkili kılınan icra dairesi veya daireleri belirli olmalı

Kanunen yetkili kılınan özel veya genel yetkili icra dairelerinin yetkisinin devam etmesi isteniyorsa, bu durum sözleşmede mutlaka belirtilmelidir.

YETKİSİZ İCRA DAİRESİNDE BAŞLATILAN İCRA TAKİBİNE NASIL İTİRAZ EDİLİR?

Yetki itirazını mahkeme kendiliğinden gözetmez, tarafların mutlaka ileri sürmesi gerekir. Borçlu icra dairesinin yetkisiz olduğunu itiraz yoluyla ileri sürebilir. Zira icra dairesi bu hususu kendiliğinde gözetemeyeceğinden icra dairesi, işlemine karşı şikayet yoluna başvurulamaz. Borçlunun usulüne uygun yetki itirazı ile birlikte icra takibi kendiliğinden durur. Başlatılan bir icra takibinde yetkili mahkeme kural olarak icra takibinin yapıldığı icra dairesinin bağlı olduğu icra mahkemesidir.

İLAMSIZ İCRA TAKİBİ AŞAMALARI:

-Takip talebi

-Ödeme emrinin gönderilmesi

-Haciz

-Satış

-Paraların paylaştırılması

İcra takip işlemleri; icra dairesine yazılı veya sözlü başvuru ile başlar. Takip talebinden sonra icra takip aşamaları; icra müdürlüğü tarafından ödeme emri gönderilmesi, haciz, satış ve paraların paylaştırılması ile icra takip işlemleri sonuçlandırılır.

TAKİP TALEBİ

Genel haciz yoluyla takibe başvurabilmek için, alacaklının herhangi bir belgeye dayanmasına dahi gerek yoktur. Ancak genel haciz yoluyla takipte, alacaklı bir belgeye dayanmakta ise belgeyi takip talebine eklemelidir. Takip talebi yetkili icra dairesine yazılı, sözlü ya da elektronik ortamda olarak yapabilir. Takip talebi sırasında ilgili harçlar yatırılmalıdır. Maddi hukuk bakımından, takip talebi ile zamanaşımı kesilir.

TAKİP TALEBİNDE OLMASI GEREKENLER:

*Alacaklının kimliği ve adresi

*Senet veya senet yoksa borcun sebebi

*Borçlunun kimliği ve adresi

*Alacaklının takip yollarından hangisini seçtiği

*Alacak tutarı

*Alacaklının veya vekilinin imzası mutlaka takip talebinde olmalıdır.

ÖDEME EMRİ:

Bir icra takibinde borçluya karşı yapılan icra takip işlemlerinden birincisidir. Ödeme emri icra takip talebinden itibaren icra müdürlüğünce 3 gün içerisinde gönderilmelidir. Ancak bu üç günlük süre düzenleyici süre olup, hak düşürücü süre değildir. İcra dairesi üç günlük süre sonunda da ödeme emri gönderebilir.

ÖDEME EMRİNDE BULUNMASI GEREKENLER:
  • Alacaklının veya vekilinin banka hesap numarası hariç takip talebindeki kayıtlar
  • 7 gün içinde borca veya imzaya itiraz edilebileceği
  • İcra müdürünün mühür ve imzası
  • Borcun 7 gün içinde ödenmesi
  • Borç ödenmez ve itiraz edilmezse yine aynı süre içerisinde mal beyanında bulunulması gerektiği yoksa hapisle tazyik olunacağı ve cebri icraya devam olunacağı ihtarı belirtilmelidir.

Kendisine ödeme emri tebliğ edilen borçlu, üç şekilde hareket edebilir. 1.Borcu ödeyebilir 2.Hiçbir işlem yapmaz 3.Ödeme emrine süresi içerisinde itiraz edebilir.

ÖDEME EMRİNE İTİRAZ:

Borçlunun borçlu olmadığını veya alacaklının takip yapma yetkisi bulunmadığını icra dairesine bildirmesine, ödeme emrine itiraz adı verilir. İtiraz yapacak kişi ödeme emrinde borçlu görünen şahıstır. Borçlu’nun imzalı dilekçesine kimlik fotokopisinin eklenmesi ile itiraz yapılabilir. İcra takibine itiraz ilamsız takipte ödeme emrinin borçluya tebliğinden itibaren 7 gün içinde yazılı veya tutanağa geçirilmek üzere sözlü olarak takibin yapıldığı icra dairesine borçlu veya vekilinin icra takibine itiraz etmesi gerekir.

Genel haciz yolu ile ilamsız takipte detaylı bir itiraz dilekçesi vermeye lüzum yoktur. Sadece ‘‘borcum yoktur’’ itirazı yeterlidir. ‘‘İtiraz ediyorum’’ ifadelerle dilekçe vermek suretiyle itiraz edilebilir. İlamsız icrada icra takibine itirazlar icra müdürlüğüne yapılacaktır. Yetkili icra dairesi ise; ödeme emrini gönderen icra dairesi olacaktır

İlamsız icrada itiraz üzerine takip durmaktadır. Alacaklı takibe devam etmek için itirazın iptali ya da itirazın kaldırılması davasını açarak takibin devamını sağlayabilir. İlamsız icra takibinde İtiraz süresi içerisinde itiraz edilmezse takip kesinleşir. Alacaklı haciz talebinde bulunabilir İtiraz süresi elinde olmayan sebeplerle kaçırılmışsa gecikmiş itiraz yoluna gidilebilmektedir.

Borçlu ödeme emrinin tebliğinden itibaren icra dairesinde maddi hukuka dayalı olan borcunun doğmadığı, sona erdiği, zamanaşımına uğradığı, vadesinin gelmediği, şarta bağlı olduğu veya takip konusu senet altındaki imzanın şahsına ait olmadığı, borcun ödeme emrinde yazılı olan kadar olmadığı gibi sebeplerle itiraz edebilir. Borçlu takip hukukuna dayalı yetki, derdestlik, aciz vesikası verilen borçlunun yeni mal iktisap etmediği itirazlarını ileri sürebilir. İleri sürülüş bakımından borçlu itirazında sebep bildirmesi gerekmez. Ancak bildirdiği itiraz sebepleri ile bağlıdır. Sonradan bunları değiştirip genişletemez. Ödeme emrine itiraz icra dairesine yapılması gerekirken, gecikmiş itiraz icra mahkemesine yapılır. Uygulamada ödeme emri tebligatının usulsüzlüğü şikayeti ile gecikmiş itiraz birbirine karıştırılmaktadır.

Gecikmiş itirazda usulüne uygun bir ödeme emri tebligatı vardır. Ancak borçlu kusurlu olmaksızın bir engel sebebi ile süresinde icra dairesinde ödeme emrine itiraz edememiştir. İcra mahkemesi mazereti kabul ederse, itirazla takip durur. Alacaklı mazeretin kabulü kararının tebliğinden itibaren, borçlunun mazereti ile birlikte mahkemeye yaptığı borca itirazının da kaldırılmasını istemesi gerekir. İcra mahkemesi İİK’nın 65.maddesine göre işlem yapar.

Ödeme emri tebliğinin usulsüzlüğü şikayetinde ise tebligat usulsüz olup, mahkemece borçlunun öğrenme tarihi itibariyle düzeltilmesine karar verilmekle yetinilir. Borçlu ödeme emrine öğrenme tarihine göre icra dairesinde süresinde itiraz etmiş ise takip durur. Hukuki nitelendirme hakime ait olduğundan tarafların beyanlarına bakılmaksızın, öncelikle gecikmiş itiraz mı yoksa tebligat usulsüzlüğü şikayetinin mi olduğu tespit edilmeli ve sonra işin esasının incelenmesine geçmelidir. Borçlu icra takibine itiraz etmese takip kesinleşir, borçlu genel mahkemede menfi tespit davası açarak borçlu olmadığını ispatlarsa takibin iptalini isteyebilir.

Gecikmiş itiraz; Borçlu kusuru olmaksızın bir engel nedeniyle 7 gün içinde ödeme emrine itiraz edememişse, bu itirazını sonradan yapabilir. Buna gecikmiş itiraz denir. Borçlunun kusuru olmaksızın gerçekleşen engelin ortadan kalktığı günden itibaren 3 gün içinde; engel olan mazeret ve buna ilişkin delillerle birlikte, en geç haczedilmiş, bütün mallar paraya çevrilinceye kadar, icra mahkemesine yapılır.

Ödeme emrine itiraz iki şekilde yapılabilir.
1.İmzaya itiraz 2. Borca itiraz
ÖDEME EMRİN İTİRAZ TÜRLERİ:
İMZAYA İTİRAZ

Alacaklının bir adi senede dayanarak takip yapması durumunda, borçlu bu senet altındaki imzanın kendisine ait olmadığı yönünde itiraz ederse, bu imzaya itirazdır. İmzaya itiraz; ‘‘imza sahtedir’’, ‘‘imzaya itiraz ediyorum’’, ‘‘imza bana ait değildir’’ gibi yapılabilir. Resmi senet altındaki imzaya itiraz edilemez.

BORCA İTİRAZ

İmzaya itiraz dışındaki itirazlar borca itiraz sayılır. İcra dairesinin yetkisiz olduğu, ödeme, takas ve zamanaşımı gibi itirazlar borca itirazdır. Ödeme emrine itiraz etmek isteyen borçlu herhangi bir itiraz sebebini itirazında bildirme mecburiyetinde değildir, ‘‘İTİRAZ EDİYORUM’’ demesi yeterlidir. Ancak itirazında sebep göstermiş ise, icra mahkemesinde itirazın kaldırılması sürecinde bildirdiği nedenlerle bağlıdır. İtiraz eden borçlu, itirazın kaldırılması duruşmasında senet metninden anlaşılanlar dışında itiraz sebeplerini değiştiremez ve genişletemez.

Borçlu (davalı) itirazın iptali davasında daha önce ileri sürmüş olduğu itiraz sebepleri ile bağlı değildir. Borçlu kısmi itirazda da bulunabilir. Geçerli bir kısmı itiraz yapabilmek için borcun itiraz edilen kısmıyla itiraz edilmeyen kısmı açıkça anlaşılmalıdır. ‘‘Borcum 5000 TL’dir’’ veya ‘‘Borcun 1000 TL’lik kısmına itiraz ediyorum’’ gibi kısmı itirazlar yapılabilir. Ancak kısmı itirazda açık ve net olarak miktar gösterilmelidir. Borçlunun, ‘‘Borcum bu kadar değildir’’ itirazı, kısmı itiraz olarak kabul edilmez. İlamsız icra yolunda borçlu süresi içerisinde itirazda bulunursa takip durur. Takibe tekrardan devam edebilmek için Alacaklının seçmesi gereken iki dava türü vardır.

-İTİRAZIN İPTALİ DAVASI
-İTİRAZIN KALDIRILMASI

Bu iki davanın nedenleri ve sonuçları açısından birbirinden farklıdır. Şimdi bu iki dava türünü detaylı bir şekilde inceleyelim.

1.İTİRAZIN İPTALİ DAVASI:

İtirazın iptali davası normal bir eda davasıdır. Takip alacaklısı tarafından takip borçlusuna karşı genel mahkemelerde açılır. İtirazın iptali davası alacaklı tarafından borçluya karşı açılır. Bu nedenle bu davada davacı alacaklı, davalı ise borçludur. Alacaklı itirazın iptali davasını, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren 1 yıl içinde genel mahkemede açmalıdır.

Duran icra takibine devam edebilmek için itirazın iptali davası açılır. Genel mahkemede alacaklı, itirazın iptali davası açarak borçlunun itirazının mesnetsiz ve soyut olduğunu, icra takibi yapılmasında haklı olduğunu ispatlarsa itirazın iptali kararı verilir. İtirazın iptali kararını icra takip dosyasına sunarak takibe kaldığınız yerden devam edebilirsiniz.

Takip konusu alacak İİK m.68 ve m.68/a’da belirtilen belgelerden birine bağlı olsun veya olmasın alacaklı ödeme emrine karşı itirazı hükümden düşürebilmek için genel mahkemede itirazın iptali davası açabilir. İtirazın iptali davasında davanın kabulü veya reddi durumunda farklı sonuçlar ortaya çıkmaktadır.

DAVANIN REDDİ DURUMUNDA:

Mahkeme alacaklının talebini haksız bulması halinde davayı reddeder. Ret talebinin kesinleşmesi ile icra takibi son bulur. Borçlunun talebi olması halinde mahkeme alacaklıyı kötü niyet tazminatına mahkum edebilir. Kötü niyet tazminatı alacağın %20’sinden aşağı olamaz.

DAVANIN KABULÜ DURUMUNDA:

Mahkeme alacaklının talebini haklı bulması halinde davayı kabul eder. İcra takibi kaldığı yerden devam eder. Alacaklının talebi olması halinde mahkeme, borçluyu icra inkar tazminatına mahkum edebilir. İcra inkar tazminatı alacağın %20’sinden aşağı olamaz.

İTİRAZIN KALDIRILMASI:

Takip konusu alacak İİK m.68 ve 68/a’da belirtilen belgelerden biri varsa bu yola başvurulur.

İİK m.68’de sayılan belgeler;

*İmzası ikrar edilmiş adi senet

*İmzası noterlikçe onaylı senet

*Resmi dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri belgeler

*Kredi kurumları ile ilgili belgeler

*Borçlunun resmi daireler veya memurlar huzurunda borç ikrarında bulunması durumundaki belgeler varsa itirazın kaldırılması davası açılabilir.

İtirazın kaldırılması bir  dava değil, hukuki çare yoludur. Alacaklı, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren altı ay içinde icra mahkemesine başvurulmalıdır. İtirazın kaldırılması dava olmadığından tanık ve yemin delillerine başvurulamaz. İtirazın kaldırılması davası iki türlü şekilde olur.  Borca itiraz durumunda ; itirazın kesin kaldırılması; imzaya itiraz durumunda ise; itirazın geçici kaldırılması yoluna gidilecektir.

İTİRAZIN KESİN KALDIRILMASI

Borçlu borca itiraz ederek takibi durdurmuşsa, alacaklı itirazın kesin olarak kaldırılmasını talep edebilir. Alacaklı tarafından yapılmış, geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. Alacaklının elinde, İİK M.68/1’de öngörülen bir belge bulunmalıdır. Alacaklının, ilamsız takip konusu yaptığı borç, maddi hukuk bakımından geçerli olmalı ve miktarı belirli olmalıdır. Borçlu süresi içinde borca itiraz etmiş olmalıdır. Alacaklı, itirazın iptali için mahkemede dava açmamış olmalıdır. Alacaklı, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren 6 ay içinde icra mahkemesine başvurmuş olmalıdır.

İTİRAZIN GEÇİÇİ KALDIRILMASI:

Borçlu imzaya itiraz ederek takibi durdurmuşsa, alacaklı itirazın geçici olarak kaldırılmasını talep edebilir. İtirazın geçici kaldırılması, basit yargılama usulüne göre ve duruşmalı olarak incelenir. Alacaklı itirazın kesin kaldırılması davası yerine önce genel mahkemelerde itirazın iptali davası yoluna gitmiş ve davası genel mahkemece reddedilmiş ise daha sonra itirazın kesin kaldırılması davası yoluna başvuramaz.

İcra mahkemesi, yaptığı incelemede alacaklının dayandığı senet altındaki imzanın borçluya ait olduğu kanaatine varırsa veya borçlu yukarıda belirtildiği şekilde duruşmaya gelmezse, borçlunun itirazının geçici kaldırılmasına karar verilir. Bu kararla birlikte ayrıca takip konusu alacağın %10’u oranında para cezasına ve alacaklının talebinde belirtmesi şartıyla %20 tazminata mahkum edilir.

İtirazın kaldırılması davası sıkı şekil şartlarına bağlı olup, alacaklının elinde İİK md 68’e göre belgelerin bulunması gerekir. Genelde büyük çoğunlukla alacaklıda bu tür belgeler olmadığından alacaklı, itirazın kaldırılması yerine itirazın iptali davası açma yolunu tercih etmektedir

 

Daha detaylı bilgi için lütfen bizimle iletişime geçiniz.

 

 

 

Dipnot:

Yararlanılan kaynaklar: Recep Bağbancı İcra ve İflas Hukuku

Her türlü avukatlık ve danışmanlık hizmeti için bizimle iletişime geçin. Whatsapp: 0545 190 06 07
Paylaş