Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi Nedir?

Av. Ceren YANIK > Makaleler > Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi Nedir?
  • Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi Nedir?

  • Haziran 21, 2026
Paylaş
Her türlü avukatlık ve danışmanlık hizmeti için bizimle iletişime geçin. Whatsapp: 0545 190 06 07
Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi 

Adından da anlaşılacağı üzere ölünceye kadar bakma sözleşmesi, bir kimsenin yaşamının sonuna kadar bakım ve gözetiminin sağlanması amacıyla yapılan bir sözleşmedir. Bu sözleşme, Türk Borçlar Kanunu’nun 611. maddesinde şu şekilde düzenlenmiştir:

“Ölünceye kadar bakma sözleşmesi; bakım borçlusunun, bakım alacaklısını ölünceye kadar bakıp gözetmeyi, bakım alacaklısının da bir malvarlığını veya bazı malvarlığı değerlerini ona devretme borcunu üstlendiği sözleşmedir. Bakım borçlusu, bakım alacaklısı tarafından mirasçı atanmışsa, ölünceye kadar bakma sözleşmesine miras sözleşmesine ilişkin hükümler uygulanır.”

Ölünceye kadar bakma sözleşmesi, taraflara karşılıklı hak ve borçlar yükleyen, şekle bağlı ve ivazlı bir sözleşmedir. Aynı zamanda talih ve tesadüfe bağlı, kişiler arasında hüküm ve sonuç doğuran bir sözleşme niteliği taşır. Sözleşmenin geçerli olabilmesi için miras sözleşmesi şeklinde ve noter tarafından resmi şekilde düzenlenmesi zorunludur. Taraflar iradelerini resmi memura aynı anda açıklar ve düzenlenen sözleşmeyi memur ile iki tanığın huzurunda imzalarlar.

Ölünceye kadar bakma sözleşmesi karşılıklı borç doğuran bir sözleşmedir. Bu kapsamda bakım alacaklısı, sözleşmeye konu malvarlığını veya belirli malvarlığı değerlerini bakım borçlusuna devretmeyi üstlenirken; bakım borçlusu da aksi kararlaştırılmadıkça bakım alacaklısını ailesi içine almayı, barınmasını sağlamayı, beslenme ve giyim ihtiyaçlarını karşılamayı, hastalığında tedavisini temin etmeyi ve manevi yönden gerekli destek ve yardımı sunmayı taahhüt eder. Sözleşme, bakım alacaklısının ölümü ile sona erer. Buna karşılık bakım borçlusunun ölümü halinde sözleşme kendiliğinden sona ermez; bakım ve gözetim borcu bakım borçlusunun mirasçılarına geçer.Ancak bakım alacaklısını bakım borçlusunun mirasçıları ile birlikte yaşamaya zorlamamak amacıyla kanun koyucu, bakım alacaklısına bakım borçlusunun ölüm tarihinden itibaren bir yıl içerisinde sözleşmeyi feshetme hakkı tanımıştır. Bu süre hak düşürücü niteliktedir.

Uygulamada sıklıkla karşılaşılan durumlardan biri de mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla ölünceye kadar bakma sözleşmesi yapılmasıdır. Bazı durumlarda mirasbırakan, gerçekte bağışlamak istediği taşınmazlarını resmi şekilde düzenlenen ölünceye kadar bakma sözleşmesi görünümü altında devretmektedir.

Bu durumda iki ayrı işlem söz konusudur:

  • Görünürdeki işlem: Ölünceye kadar bakma sözleşmesi,
  • Gizli işlem: Bağışlama.

Eğer bakım alacaklısının temlik işleminde asıl amacının bakım ve gözetim karşılığı bir devir yapmak değil, mirasçılardan mal kaçırmak olduğu tespit edilirse sözleşmenin ivazlı niteliğinden söz edilemez. Bu halde sözleşmede bağışlama amacının ağır bastığı kabul edilir.Bu nedenle mirasbırakanın ölünceye kadar bakım karşılığı yaptığı temlik işleminin muvazaa ile bağlantılı olup olmadığının belirlenmesinde; sözleşme tarihindeki yaşı, sağlık ve fiziksel durumu, malvarlığının kapsamı, devredilen malın toplam malvarlığı içindeki oranı ve yapılan devrin makul sınırlar içerisinde kalıp kalmadığı gibi hususlar değerlendirilir.

Özellikle bakım alacaklısının ediminin, bakım borçlusunun üstlendiği bakım yükümlülüğüne kıyasla açık şekilde ağır bastığı durumlarda muvazaa iddiası gündeme gelebilir ve mirasçılar tarafından muvazaa davası açılabilir. Muvazaanın ispatlanması halinde yapılan işlemler kesin hükümsüz sayılır. Taşınmaz devri söz konusu ise tapu kaydının iptali ve tescili talep edilebilir. Muvazaaya dayalı davalarda zamanaşımı veya hak düşürücü süre bulunmadığından, dava her zaman açılabilir.

Kural olarak ölünceye kadar bakma sözleşmeleri, gerçek anlamda bakım amacıyla yapılmış ve tarafların edimleri arasında makul bir denge bulunuyorsa bağışlama niteliğinde kabul edilmez. Bu nedenle her olayın kendi koşulları içerisinde değerlendirilmesi gerekir. Ölünceye kadar bakma sözleşmesi eşler arasında da yapılabilir. Eşler arasında yapılan sözleşmelerde bakım borçlusunun üstlendiği bakım yükümlülüğü, diğer eş açısından katlanılması güç ve ağır bir külfet içeriyorsa, bu sözleşmenin bağışlama niteliği taşımadığı kabul edilir. Böyle durumlarda sözleşme tenkise tabi olmayabilir ve saklı pay sahibi mirasçılar bakım borçlusu eşe karşı tenkis davası açamayabilir. Ancak bu husus her somut olayın özelliklerine göre mahkeme tarafından ayrıca değerlendirilmektedir.

 

Daha detaylı bilgi için lütfen bizimle iletişime geçiniz.

Her türlü avukatlık ve danışmanlık hizmeti için bizimle iletişime geçin. Whatsapp: 0545 190 06 07
Paylaş