Uyuşturucu Ve Uyarıcı Madde Kullanma Suçu

Av. Ceren YANIK > Makaleler > Uyuşturucu Ve Uyarıcı Madde Kullanma Suçu
  • Uyuşturucu Ve Uyarıcı Madde Kullanma Suçu

  • Nisan 30, 2021
Paylaş
UYUŞTURUCU VE UYARICI MADDE KULLANMA SUÇU

Uyuşturucu madde kullanımı, bütün devletler tarafından etkili bir şekilde mücadele edilmeye çalışılan sosyal bir sorundur. Ülkemizde de bu yüzden  5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) özel hükümler kitabında topluma karşı suçlara ilişkin üçüncü kısmın “kamunun sağlığına karşı suçlar” başlığı altında düzenlenmiştir.

Türk Ceza Kanunu’nun 191. Maddesine göre; Uyuşturucu madde satın alan, kabul eden veya bulunduran ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır

Kanunun lafzına göre seçimlik hareketli bir suçtur. Uyuşturucu maddenin satın alınması, bulundurulması, kullanmak amacıyla kabul edilmesi halinde bu suç oluşacaktır. Uyuşturucu kullanma suçu mahsus, özgü bir suç değildir. Bu yüzden de bu suçun faili herkes olabilir. Suçun takibi şikayete bağlı olmadığı gibi bu suçu kamu görevlisi veya vatandaş işlese de aynı hükümler tatbik olunacaktır. Bu suç için yargılama yapmaya görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemesi’dir.

Uyuşturucu kullanma suçu iki türlü işlenebilir. Şüpheli kişiden, kullanmak amacıyla bulunduğu veya satın aldığına dair kriminal inceleme sonucunda uyuşturucu veya uyarıcı madde ele geçirilirse veya şikayet ya da ihbar üzerine kişi hakkında uyuşturucu kullandığı bilgisi alınması halinde Ceza Muhakemesi Kanunumuzun 75. Maddesi gereğince şüpheli kişi hakkında iç beden muayenesi yapılarak uyuşturucu kullandığı tespit edilecektir.

Salt ikrar olması yani şüphelinin uyuşturucu kullanıyorum demesi yeterli değildir. TCK 191 kapsamında ceza verilmesi için yukarıda ifade ettiğimiz gibi yan delillerle bu durumun desteklenmesi gerekecektir. Yargıtay’ın bir kararında şüpheli hakkında ikrar dışında, başkaca bir delil olmadığı için uyuşturucu kullanma suçunun oluşmayacağı kabul edilmiştir. 

”Kendisinde herhangi bir uyuşturucu ya da uyarıcı madde ele geçirilemeyen, dava tarihi öncesinde uyuşturucu madde kullandığı teknik yöntemlerle saptanmayan sanığın daha önce kullandığını söylediği maddelerin ele geçmemesi nedeniyle, niteliklerinin belirlenmesi mümkün olmadığından; atılı suçu işlediğine ilişkin soruşturması ayrılan şüpheliler …’ın soyut beyanları dışında her türlü şüpheden uzak, yeterli ve kesin delil bulunmadığı gözetilmeden beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi, yasaya aykırıdır.” Yargıtay 10.Ceza Dairesi E:2017/2197 K:2019/3377

CMK 75 (Şüpheli veya Sanığın Beden Muayenesi ve Vücudundan Örnek Alınması)

Bir suça ilişkin delil elde etmek için şüpheli veya sanık üzerinde iç beden muayenesi yapılabilmesine ya da vücuttan kan veya benzeri biyolojik örneklerle saç, tükürük, tırnak gibi örnekler alınabilmesine; Cumhuriyet savcısı veya mağdurun istemiyle ya da re’sen hâkim veya mahkeme, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı tarafından karar verilebilir. Cumhuriyet savcısının kararı, yirmi dört saat içinde hâkim veya mahkemenin onayına sunulur. Hâkim veya mahkeme, yirmi dört saat içinde kararını verir. Onaylanmayan kararlar hükümsüz kalır ve elde edilen deliller kullanılamaz.

Koruma tedbiri olarak ceza muhakemesi kanunumuzun 75. maddesinde düzenlenmiş üst sınırı 2 yıl ve daha üstü hapis cezasını gerektiren bir suç olması halinde bir suça ilişkin delil elde etmek amacıyla şüpheli veya sanık üzerine iç beden muayenesi yapılması gerekirse kan, tükürük, tırnak vs. benzeri biyolojik örneklerin alınmasına olanak vermektedir. Şüphelinin rızası aranmaz  ve herhangi bir katalog suç sınırlaması da yoktur.

Uyuşturucu Maddede Kişisel Kullanım Sınırı Nedir?

Uyuşturucu madde kullanma eylemi suçunun tespitinde önemli rol oynayan husus, uyuşturucu maddesinin miktarıdır. Kişinin üzerindeki uyuşturucu miktarı hangi suç tipinin oluştuğu hususunda bilgilendiricidir. Ele geçirilen uyuşturucu madde miktarının kullanım sınırında kalıp kalmadığı hakkında Hakimler Savcılar Kurulu 16-19 Mayıs hukuki müzakere tutanağında uyuşturucu maddenin; kişisel kullanım sınırları ile ilgili aşağıdaki tespitlerde bulunmuşlardır. Buna göre;

Yaygın uygulama kriterlerine göre, her ne kadar mahkemelerde yıllık 1 kg. Esrar bulundurmanın kişisel ihtiyaç miktarı olarak bilinse bile ; son zamanlarda uyuşturucu madde nakletme ve ticaret suçlarında ; daha küçük miktarlar taşınarak bu suç işlendiği için yıllık net 600-700 gram üzerindeki esrar maddesinin ; ticaret amacıyla bulundurma olarak Yargıtay’ca benimsediği gözlemlenmiştir.

Eroin ve kokain maddelerinde başka bir yan delil yoksa kişiden ele geçirilen ; 20 gram ve üzeri madde uyuşturucu madde içeren sentetik haplarda ise ;50 adet ve üzerinin kullanım amacıyla değil ticaret amacıyla bulundurulduğu yine Yargıtay’ca benimsendiği paylaşılmıştır.

Yapılan araştırmalarda esrar maddesinde günlük kullanım miktarının 2 gram, eroinde 150 miligram ; kokainde 60 miligram, haplarda 3-4 adet olduğu görülmüştür. Kişide yukarıda paylaşılan miktarlardan daha düşük ancak ; birden fazla çeşit uyuşturucu madde ele geçtiğinde de fiilin ticaret suçunu oluşturacağı değerlendirilmiştir. Örneğin, kişide 50 gram esrar, 2 gram eroin, 8 adet hap ele geçmişse ; bu durumda fiilin uyuşturucu madde ticareti suçunu oluşturduğuna ilişkin Yargıtay’ın kararları olduğu katılımcılar tarafından belirtilmiştir.

Yargıtay bir kararında ise 450 gr esrarın kişisel kullanım miktarı olduğunu kabul etmiştir. Kişisel kullanım sınırları içerisinde kalan net 450 gr esrarın sanığın savunmasının aksine başkasına satacağına veya vereceğine ilişkin kuşkuyu aşan yeterli ve kesin delil bulunmadığı, sanığın eyleminin ‘‘kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçu olduğu kabul edilmiştir. Yargıtay 20. Ceza Dairesi 2016/355 E 2019/4164 K.

Yargıtay’ın bir başka kararında ise; evde 101 adet hap bulunması halinde ”kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçu olduğunu kabul etmiştir. ” Sanığın evinde yapılan aramada ele geçirilen 101 adet MDMA ve 5-MEO-MİPT içeren tableti kullanmak için aldığına ilişkin savunmasının aksine kesin delil bulunmadığı, sabit olan fiilinin ”kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçunun oluştuğu kabul edilmelidir.’Yargıtay 10.Ceza Dairesi E:2016/117 K:2016/582

 Fail Hakkında Uyuşturucu Kullandığına İlişkin Yeterli Şüpheye Ulaşan Savcı Ne Yapacaktır?

Uyuşturucu kullanma suçunda yeterli şüpheye ulaşan savcı öncelikle şüpheli hakkında daha önceden verilmiş bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı olup olmadığını sorgulayacaktır. İnceleme sonucunda erteleme kararı yoksa; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesindeki şartlar aranmaksızın, beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verecektir.

Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır. Bu karara karşı 15 gün içinde Sulh Ceza Hakimliğine itiraz etmek mümkündür. 5 yıllık süre, cezanın kesinleşmesinden itibaren başlayacaktır.

5 yıllık erteleme süresi içerisinde şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle de denetimli serbestlik tedbiri uygulanacaktır. Bu süre Cumhuriyet savcısının kararı ile üçer aylık sürelerle en fazla bir yıl daha uzatılabilir. Suça Sürüklenen Çocuklar hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi süresi ise 3 yıldır.

Denetimli serbestlik tedbiri verilen kişi hakkında gerek görülmesi hâlinde denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulabilir. Ancak 1 yıllık denetimli serbestlik tedbiri zorunluyken tedavi zorunlu değil, ihtiyaridir. Savcının takdirine göre tedavi tedbiri verilebilir. Örneğin; Soruşturma aşamasında tedaviye ilişkin bir beyan varsa özellikle şüpheli veya ailesinin uyuşturucu tedavisini istemesi halinde tedaviye hükmedilecektir.

Uyuşturucu maddeyi ilk kez kullanan ile uzun süredir kullanan kişi arasında bu suç bakımından bir farklılık yoktur. Şüpheli hakkında daha önceden verilmiş kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı yoksa; Savcı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesindeki şartlar aranmaksızın, beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verecektir. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kayıtları kendisine mahsus bir sisteme kaydedileceği bu kayıtların sadece bir soruşturma veya kovuşturma konusu ile alakalı Cumhuriyet Savcısı, Hakim veya Mahkemece istenilmesi halinde ancak o amaç doğrultusunda kullanabilecektir.

Erteleme Süresi İçerisinde Kişinin Tekrar Uyuşturucu Madde Kullanması, Bulundurması Veya Satın Alması

Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildikten sonra kişinin 5 yıl denetim süresi içerisinde yükümlülüklere uyması halinde Cumhuriyet Savcısı tarafından takipsizlik kararı verilir. 5 yıllık erteleme süresi içerisinde şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle de denetimli serbestlik tedbiri uygulanacaktır. Cumhuriyet Başsavcılığı, ilgili denetimli serbestlik şube müdürlüğüne kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararını göndererek denetimli serbestliğin infazının gerçekleşmesini ister.

Denetimli serbestlik müdürlüğü tarafından şüpheliyi çağrı kağıdı çağırarak denetim planı şüpheliye tebliğ edilerek infazı sağlanacaktır. Şüpheliye yapılan tebligat, şüphelinin bilinen son adresine yapılacaktır. Aksi takdirde tebligat usulsüz sayılacaktır. Denetimli serbestlik müdürlüğünün çağrılarına uymayan kişiye son olarak ihtaratlı tebligat yapılır, ihtaratlı tebligata da uymayan kişi ihlalde ısrarda bulunması halinde denetimli serbestlik müdürlüğü tarafından dosya ilgili Savcıya gönderilecektir.

Kanuna göre kamu davası açılmasının ertelenmesi kararı verilip kesinleştikten sonra kişinin erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi halinde kişi hakkında kamu davasının ertelenmesi kararı kaldırılıp, Asliye Ceza Mahkemesinde kamu davası açılacaktır.

Ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, veya uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması Bu durumların olması halinde  ise ; Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilip, kesinleştikten sonra  erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz.

Kanuna göre; erteleme süresi içerisinde kişi yeniden uyuşturucu madde kullanırsa bu yeni kullanım ilk suçun ihlali olduğu için soruşturma ayrı olarak yürütülecektir.  Bu durumda ikinci eylem kişi hakkında verilen ilk erteleme kararının ihlali olduğundan her iki dosya birleştirilerek erteleme kararı kaldırılacak, Asliye Ceza Mahkemesinde tek bir suçtan dolayı kamu davası açılacaktır. Kişinin erteleme süresi içerisinde uyuşturucu madde kullanması yeni bir suç değildir. Erteleme kararının ihlali niteliğindedir.

Bunun yanında kamu davası açılmasının ertelenmesi kararının ihlalinden sonra kişi yeniden üçüncü kez uyuşturucu madde kullanırsa eğer üçüncü eylem ayrı bir suç olduğundan bu suça ilişkin savcı ayrı dosya üzerinden soruşturma yürütecek, UYAP’tan kişi hakkında kayıtları inceleyerek, yeterli delile ulaştığında  Asliye Ceza Mahkemesinde kamu davasını açacaktır. Kişi, hakkında daha önceden verilmiş erteleme kararı olduğu için artık TCK 191/6 gereğince kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmeyecektir.

Kişi, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kesinleşmeden yeniden uyuşturucu madde kullanırsa bu durum  bir ihlal olmayacağından ayrı bir suç da oluşturmayacaktır. İleride erteleme kararı kesinleştikten sonra yeni bir ihlal olduğunda TCK 43 zincirleme suç hükümleri gündeme gelecektir.

Kişinin 5 Yıllık Denetim Süresi İçerisinde Hırsızlık Suçunu İşlemesi Halinde  Kamu Davasının Açılmasının Ertelenmesi Kararı Kaldırılacak Mıdır?

Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak suçu dışında başkaca suçların işlenmesi kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararını ihlal etmez. Yalnızca TCK 191’deki suç kapsamında bir suç işlenmesi halinde erteleme kararı kaldırılacaktır.

Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararından sonra kişi, 5 yıllık denetim süresi içerisinde yükümlülüklere uyması halinde Cumhuriyet Savcısı tarafından takipsizlik kararı verilecektir. Takipsizlik kararı kesinleştikten sonra yeniden uyuşturucu kullandığı takdirde bu kişi hakkında tekrardan kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilebilecektir.

Uyuşturucu Kullanma Suçunun Nitelikli Halleri Nelerdir?

Uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi bu eylemleri okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane gibi tedavi, eğitim, askerî ve sosyal amaçla toplu bulunulan bina ve tesisler ile bunların varsa çevre duvarı, tel örgü veya benzeri engel veya işaretlerle belirlenen sınırlarına 200 metreden yakın mesafe içindeki umumi veya umuma açık yerlerde işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında artırılacaktır.

Cumhuriyet savcısı emrindeki adli kolluğa olayın gerçekleştiği yerin krokisini tanzim etmelerini isteyecektir. Ölçümün kroki üzerinden değil, mutat ulaşım aracıyla yapılması gerekir. Ayrıca gerekli olması halinde Mahkeme keşif de yapabilecektir. Kanunda bahsedilen nitelikli durum için umuma açık bir yer olması gerekmektedir. Kişi, uyuşturucu maddesini evinde kullanıyorsa evinin camiye veya okula yakın olup olmamasının bir önemi yoktur. Artık bu durumda nitelikli hal uygulanmayacaktır.

Uyuşturucu Madde Kullanma Suçunda Etkin Pişmanlık Hükümleri Uygulanır Mı?

Uyuşturucu maddeyi resmi makamlar tarafından suç haber alınmadan kolluk birimlerine teslim ederek, konu ile ilgili suçluların yakalanmasını sağlayan kişiler hakkında herhangi bir cezaya hükmolunmaz. Kolluk kuvvetlerinin suçtan haberdar olmasının ardından gönüllü olarak failin etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istemesi durumunda, suç ortaklarının yakalanması için bilgi verilmesi gerekir. Bu durumda faile verilecek ceza 1/4 ‘ünden yarısına kadar indirilir.

Daha detaylı bilgi için lütfen bizimle iletişime geçiniz.

Paylaş